Bertan Mustafa Hajiahmetoglu 31/08/1991—-12/07/2010

Sent from Mail for Windows

From: Ahmet Hajiahmetoglu
Sent: 04 July 2022 04:07
To: feth day
Subject: Karara itiraz

MUĞLA AĞIR CEZA Muğla Adliye 1006477 -contacts 13/02/2014

To: Ahmet Hajıahmetoğlu

Picture of MUĞLA AĞIR CEZA Muğla Adliye 1006477

From:    MUGLA AGIR CEZA Mugla Adliye 1006477 (muğlacbs@adalet.gov.tr)

Sent:     13 February 2014 08:10:06

To:          Ahmet Hajıahmetoğlu (kapizan1954@hotmail.com)

T.C. MUĞLA NÖBETÇİ CEZA MAHKEMESİNE 

KONU: KARARA İTİRAZ – 

T.C.Marmaris 2.Asliye Ceza Mahkemesi 2013/284 ESAS- Karar 04/02/2014                

T.C.Marmaris 2.Sulh Ceza Mahkemesi 2013/228 ESAS’la ilgili 09/09/2010 tarihinde              

T.C. ADALET BAKANLIĞI ,ULUSLARARASI HUKUK VE DIŞ İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE   

kopyasını gönderdiğim şikayetler; dava duruşmasına katılamadığımız, itişrazlarımıza rağmen yokluğumuzda alınan karara itiraz.         

12 Temmuz 2010 tarihinde siyasi görüşüne ters düşen genç oğlumun peşine spor BMW aracı ile ”tavşan avlar” gibi kovalayıp canına kıyacak kadar gaddar ve insafsız cellat ; teksirle ölüm ‘sözde ‘kazada” 19 yaşında öldürülen oğlumuz Bertan Mustafa Hajıahmetoğlu -T.C. Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesi, Dosya No:2013/284 ESAS görülen 04/02/2014

tarihli KARAR- temsiliyetimiz olmadığını fırsat bilip , 6 ay önce davayla alakası olmadığını, kendisine maille bildirilen ,yeni avukatı örgüt tehdiyle bizi temsil etmekten alıkoyan ,sırf maddi çıkarı -”Yalancı Şahite çıkar ilişkisi olduğundan ,dava açmamamsından ve kensinin bizi yeni avukata havale etmek istemsinden sonra- ezber ettiği ,her görüştüğümüzde istediği 

Tazminat Davası açmayı ”gerçekler meydana çıkana” kadar açmayacağımızı ,ona defalarca tekrarladığımız–yokluğumuzda ,inada karar isteyip ,sanığın ”yalancı şahitlerini” bizim görmemiz için ,yokluğumuzda fısat bilen ,sanığın şahitleriyle,”2 meşferetli sanık” 

avukatıyla ”Karara” gidilen- 2 sayfa adakletten ,vijdandan uzak Mahkeme KARARI ektedir.

1- Müşteki anne/baba olarak, bizim yokluğumuzun bilindiği, korsanlık yaparcasına ,davanın iradesini çalan ,yönünü değiştiren ,

kendinin ”azad edildiği”  davaya, sözlü ve email ile bildirip,sürekli görüştüğü yeni av.H.Yalvaç’a defalarca mail çektim, bizi

temsiliyetini istemediğimiz halde , adımıza ”müşteki” olarak katılan, yokluğumuzda karar günü isteyen eski avukatımız Yüksel

DÖNMEZ (YD), katılamamamız için orda olmadığımız , oğlumuzun ölümden dolayı bozulan sıhhatimizden dolayı,kara kış

içinde uçakla İngiltere’den aktarmalı gelmemizin çok zahmetli olduğu ,sırf yalancı tanıklar gözümüzden sırf alyhimize kararla ,

basit ,yok denecek cezayla kapatılsın diye, Eylül 2013’te Marmaris 2. Sulh Ceza Mahkemesine ifade verirken de avukat

değiştireceğimi de beyan ettiğim-daha sonraki gün beni ”Yalancı Şahit” Arif Karakuş takibe aldı” gibi, yeni av.Halil YALVAÇ’a

Eyül 2013’te taahütname verdik. Davamızı takip etmesini istediğimizi, bize kasıt olsun diye, hukucu temsiliyetimiz olmadığı ,

eski avukatımızın YD’nin güç gösterisi /bizim tazminat davasından önce gerçeklerin açığa çıkmasını vijdan açısından öncelikle

oğlumuzun masumiyetini açığa çıkarma çabası yapmayıp ,bize ”kumpas çektiği” için , ”idareyi maslahat” yapan tutmundan

dolayı ,buna gerçek anlamda koyacağını beklediğimiz şekilde koyamadığından,  tazminat davası istediğimizden anlaşamayıp,

kendi isteğine uyarak tazminat davası açmadığımız için ,nisbet olsun diye,(cevaben maili ektedir) Davanın İlk Duruşması

22/12/2010’dan beri polemikler yaşadığımız, evlat acısı yetmezmiş gibi, sırf katılmak için 4000 km. uçakla geldiğimiz 22 Aralık

2010 tarihinde ilk duruşmada bizi sanık ifade veririken ,sanık ”sessizce” ifade verirken herhalde ”rahatlasın” diye ,gereksiz yere

mahkeme dışına çıkardı. 4 gün sonra yokluğumuzda ,davayı kasıtlı karşı tarafın insiyatifine terkeden 1. Keşif yapılamsına itiraz

etmeyen, talimatlarımızı almayan ,bize ”yalancı şahit” eski müşterisini yönlediren, bize kumpas çeken , 3.5 yıllık eski av.

Yüksel DÖNMEZ ín (av.YD); 12 Eylül 2013’te yeni av. Halil Yalvaç’a davayı verdiğimizi ,sekreterinin bürosına çağırmasına

”gelmeyeceğim, artık avukatımız değil, toplantıya da gerek yok” dememe rağmen kendisine ”kendi kendini davadan azad ettin”

mailime rağmen ,yeni avukatla söyletmemize rağmen , 6 ay evvel bunu bildiği ,bu davada yönlendirip  ‘yalancı tanıklık’ yapan

”korkak ,gizli tanık olmak isteyen” müşterisi ,bu davanın sözcülüğüne soyunan/takipçisi, sanık leyhine organizatörü, yeni

avukata kadar beni takip ettirdiğini , bunu bildiği halde, yeni avukatımızın ”yalancı şahit” Arif Karakuş tarafından ,tanıklar gibi

tehdit edilip duruşmaya giremediği ,bizim temsil edilmediğimiz ,kendisinin de örgüt üyesi bölge ileri geleni sanığın gizli avukatı

/yardımcısı konumunda olduğu son duruşmada bizim ve yeni avukatımızın yokluğunda karar istemesi;

1- Müştekilerin itirazına rağmen ,sanığın avantajlı zamanlama isteğine uyarak ”Karar” istemesine davada soruşturmadan ne kadar

ihmal olduğu şikayetimizi yazılı ve sözlü verdiğimiz Hakim Defne Bülbül,tek evladımızın öldürüldüğü davanın ”karar duruşmasına”

mutlaka katılmak isteyebileceğimizi göz ardı etmesi, gün verimesi;

2- Müştekilerin temsiliyeti olmayan ”şüpheli ölümlü” Ceza davasının ,basit trafik ihlali davasına indirilip ,karara götürülmesi,

3- Bizimle ilişkisi kesildiği halde ,”Müşteki avukatı’ gibi davranan av.Y.Dönmez’in ”temsil hakkımızı’ çaldığı iradeyle”sorumsuzca

davanması,

4- Kararda sanığın birleştirilmeyen, 2. dava suçlarına sebep oluğu ,polise işlettği ortak suçların göz önüne alınmadığı,

a- Suç teşkil eden 55 Promil olarak hesplanan alkollü ,aşırı süratli BMW araç kullanma-kan tahlili yapılmamasını sağlayan sanık,

uyuşturucu ‘Cafe’lerin serbest olduğu Hollanda’dan geldiği ,uyuşturucu kullanmanın çok yaygın olduğu halde ne idrar /ne kan ,

alınıp test edilmiş , birşey sorulmadan atlşatmıştır. Yıllarca ”Pasha Beach Bar” işletmecisi olarak içtiği alkol miktarını/saatini dahi

hatırlamayıp ,değişik ifadelerinde bir söylediği diğerini tutmayan ,ayyaş /uyuşturculu olduğu, bundan hiç ceza almadığı gibi,

b- Şehir içinde ,’tanıkların ifadesiyle ”jet hızıyla” ,’Bilirkişi Raporuna göre 79.5 km/s süratle BMW araç kullanmış, ceza almamıştır.

c-Elektronik fren sistemi olan BMW araçtan yolda ”Hiç fren izi olmadığı”, kendisinin fren kullanmadığnı itiraf etmesi,aracın ön

kaporta ortasındaki vuruş noktasına bakıldığında ,yalan ifadesi gibi ani yandan önüne atılmadığı, oğlumun canavarca ,kasıtlı

üzerine araçını sürüp, hiç durmadan metrelerce sürükleyip öldürdüğü , kaçmak istediği ,aracın Hollanda plakalı,ön camı çökmüş

olduğundan,kaldırıma çıkıp ve duvara vurmup durdu.

d-Teksirle ölüme sebebiyet vermesi suçunun hernasılsa öne çıkma değil sürekli engellenip soruşturmaların kapatılması

sonucu, gayrı yasal olan,nezaret altındayken polis karakolundan ceple yaptığı ğörüşmeler,

e-Elde silahla dolaşıp ,tehditle 2 ifade aldırtması ,av.Y.Dönmez’in mailinde belirtilmiştir;

”tanıkları tehdit edip,etrafa ”örgüt/ölüm” korkusu sarması,

f-Taraftar toplayıp delil ört/bas edip karartma çabaları, vuruş noktası Armutalan beldiyesi tarafından değitirilmiş,

nasıl delil yok edecekleri aşırı boyutlara varmıştır.

g- Kazalı BMW araçtan çıkıp, kaçan 2 rus kadına ifade vermelerini engelleme,

h- Trafik 1. Kaza Tesbit Ekibinin Raporunun saklanıp ,leyhine delil yok edilen 2. Kaza Tesbit Raporu hazırlatmak,

i- Polisi yanıltıp Yabancı lisanda Araç Muayenesini , SİGORTA diye gösteren (detayları Hollanda makamlarından alındı)

j-Kaza sonrası ambulanstan önce kaza mahalline çağıdığı ,örgüt üyesi 4 zengin doğulu iş adamı ile, jandarma yeğeni ve

polis teşvik ve desteğiyle ”nezaret altında” olması gerekirken ,cep telefonunu karakol avlusunda ”aşırı” 80 gibi görüşme

Resmı Makamlarla vs. yapılmıştır .Karakolda suç ortağı bulup kanunları ihlal ederek cep telefonuyla ”Ört bas” kampanyası düzmek maksadıyle ,Mardin

Emniyet Müdürü, Jandarma Komutanı gibi Resmi makamları cepten (Telkomünikasyon İdare Başkanlığı listesi var)

arayıp ”delil karartma” suçuna ortak eden 

k-Kazalı BMW aracın kaza mahallinde çekilmiş resmi olmaması/dosyaya düşmemesi

j-Marmaris Develt Hastanesinde ölümlü kazalarda standart olan ”Kan tahlili” yapılmamasını ,basit alkometre ile

alkol ölçümü kayda geçirmesini sağlamak ,

l- Kaza noktasının 2.Trafik Kaza ekibi tarafından değiştirilip ,yalancı şahitlerin çelişkili ifadelerine bırakılması

m-Turban kavşağındaki MÖBESE ve etraftaki iş yerlerinden kaza kayıtların saklanması, gösterilmemesi

m-BMW aracın oğlumun üzerine dümen kırarak ,kaportaya ortadan vurduğu belli, kaldırım üzerine çıkıp ,

duvara vurarak durması sanığın ”vurup kaçmaya” yeltenmesidir ,etraftakileri görünce,araç Hollanda plakalı bunun imkansız

olcağını anlamış hemen, cep telefonuna sarılıp ambulanstan önce ”ört/basa” yandaşlar toplamaya başlamıştır!

n-BMW aracın kaza yerinde resim çekilmesini önlemesi ;  aracın çekici ile tamirhaneye götürülüp sonra garajda park halinde tepeden

resimlerinin çekilmesi ,bizden saklananmak istenilen kaza mahalli resimlerinin Dosyaya düşmemesi,

e-İzmir Otopsi Raporuna tesir edilip ,”taraf olunduğunu” gösteren oğlumun aşırı alkollü/cinsiyeti ”kadın” olarak yazılması,

f-Polisi sefereber edip ,anlaşıp , benim Çarşı Karakolunda kasıtlı saatlerce bekletilirken aferim ”Baş sağlığına gelebilmesi” için saatlerce alıkonulup

”Şikateçisin bekleyeceksin” dedikleri ,ifademin alınmamasının öğleyin 12.20’den gece 21.30’a kadar sürmesi,

g-Yine polisi eşime ”sanığın ailesinin baş sağlığna” gelmesi saçmalığını söyletmesi,

h-Ahzen isimli arkadaşını gönderip oğlumun Mezar parasını Armutalan Beldiyesine ödetmesi , resmi makamlar/polis ,

ört/bas suç ortaklarının davasıyla cezada birleştilmediğinden KARARA gidilmesinde Hukuğa aykırılık olan ,

2- Kabul edilemez bir duruşmanın kararıdır.             

Sayın Hakim Defene BÜLBÜL’e şahsen 2 sefer anne/baba olarak anlattığımız davayla ilgili sorunlar ,

Eylül 2012 de Mahkemeye verdiğimiz araştımayan konular ,yalancı şahit ve şikayetlerimizi

araştırılmayan ,açığa çıkarılmayan konulardan dolayı ,itirazlarımız olduğunu ,bunların taraftar topayan

sanık engeliyle araştırılmadığını, yazılı olarak da şikayetlerimizi ,araştırılmadık konuları Eylul 2012’de

ilettigimiz, Hakimin davada Karar duruşmasına razı olması adalet arayışımızı çökertmiş ,hayret verici ve;

son 3 yıldır ,kökümüzü kurutan kaybımızdan dolayı, sıhhatinden olan bizler ,anne/baba olarak bizim içine

düşürüldüğümüz bu durumda adalet arayışında yok edilen oğlumuzun hayatı ile ,değersiz kılınan adalet

arayışımızla, boşa geçirdiğimizi, bu konuda motivasyonumuzu yitirdiğimizi anlatmak istiyoruz. Yeni avukat

Halil Yalvaç’ı ilk görmeye gittiğim 12/09/13 tarihinde  menfaatçi/destekçi/yalancı şahit  Arif KARAKUŞ

 (AK)tarafından takip edildiğimi, onu avukatın yolunda bekler bulup av. Halil Yalvaç’a diğer tanıkları tehdit

ettiği gibi  ”Dışarıda benim avukat bürosundan ayrılıp gitmemi bekler sizi de tehdit edecek ” diye telkin ve

şikayet ettiğimi, nitekim gönderdiğim maillerde bunu defalarca yazdım. Yeni avukat bize ne mail ,ne de

zaman zaman telefon aramalarımıza cevap vermemiş, talimatlarımızı yerine getirememiştir !

2.Asliye Ceza mahk. 2013/284 ESAS duruşmasına yeni avç.Halil Yalvaç’a, şahsına itirazlarımıza rağmen yine av.Y.Dönmez

de katılmış ve Duruşma Tutanağı göndermiştir.Buna isyan edip yeni avukata niye Duruşmalarımıza katılıyor diye

mail çektim.

Bu karara nasıl gidilmiştir ?  Av.H.Yalvaç’á gönderdiğim ,cevapsız 5 mail ektedir.6 ayda kendi deyişyle,eski avukatı

“azad forması” gönderememiş, şimdi açıklamalarında 2 ay sonra da aynı seyleri söylediğine göre gereğini yapmamış,

baskında dolayı yapamamıştır.  2. görüşmede davayı kendisine verdiğim taahütname ile mahkmeye verilmesi

gereken avukat ”Azad evrakını” ,tehditlere boyun eyip ,ne biz orda iken, ne daha

sonra geçen 6 ay içinde mahkemeye verememiştir! Soruyorum bu eylemler direk mudahalenin delili değil

midir? Aynı davayla ilgili T.C.Marmaris 2. Sulh Ceza Mahkemesi, Dosya 2013/228 Esas 12/09/2013 tarihinde

Hakim HAYRİYE SOLAK KARGI’ ya verdiğim ifadede ( ilişikte ),davaya da katılmak istediğimi, avukat

degiştirdiğimi de söyledim. Av.YD’in her görüşmede ezber yaptığı, bize de zulum olan tazminat davası

açmadığımız için bize yaptırım uygulatıp, inada bizi kaale almayıp ,bilakis davaya katılacağını yazdığı mail

ektedir. Sırf intikam alamak için kendisine davayla ilişkisini 02/09/2013 te bürosunda kendinin bitirip bize av.

Cemal Cem Şengül’ü getirip davayı almasını önerdiğini ,av.Y.Dönmez’in  2 sefer tanıklık için randevu alıp gitmediğinde,

kendi yönlendirdiği için birşey de söylemediğini gördük.. Çıkar ilişkisi olduğu ,eski müşterisi olduğunu,ona karşı dava

açamadığını  3+ yıl maksatlı sakladığı ”Yalancı Şahit” AK’nin eskiden avukatı olduğunu, şimdi ise AK’nin mükafat olarak

yerleştirildiği Şöförler Birliğinden Hukuk davaları ona verdiğini bundan dolayı ona dava açamadığını, kendisine mail

gonderdiğimiz , ,telefoniyen bildirdiğimiz halde, Eylül’de davalarımızı yürütmesi için vekatletname verdiğimiz yeni avukat

Halil Yalvaç ‘ın katılmadığı, bizim Müsteki olarak temsil edilmediğimiz, 18 yaşında ,tek evladımızın kasıtlı

öldürüldüğünü bildiği ama PKK ileri geleni sanığın, polis karakolundan nezaret

altındayken,Mardin Emniyet Müdürü,  yaptığı 80+ resmi makamla Marmaris Jandarma Komutani ile

görüşme yapıp kampanya yaparcasına topladığı taraftarların desteğiyle, bizim görüştügümüz tanıkları

tesbit edip, tehdit ederek ,veya rüşvetle topladıkları yalancı şahitlerle 3.5 yılık dava duruşmasına, sanığın

sebep olduğu, polis/resmi makamlara açılan T.C.Marmaris 2.Sulh Ceza Mahkemesi 2013/228 Esas dava ile

alakası göz önünde bulundulmadan, sanığa ‘ödül gibi’ ceza; verilen ;sanığın sebep olduğu ,başkalarına da

zarar veren suçlarına ortak olan, aleyhine olan dellilerin araştırılmaması için mahkeme kararları olan,

davaların birleştirilmemesine, sırf dava durşmalarına katılmak için 4000km. uçup İngiltere’den geldiğimizi

defalarca beyan ettiğimiz halde, bizim yokluğumuzdan faydalanıp ,bizim avukatımız olarak ,dava

duruşmalarına girmesine yazılı itirazımıza rağmen kendi av.YD temsil ediyormuş gibi yalancı tanıkları

görmemizi engellemek için ,yokluğumuzda ayarlanan ,yeni avukatımızın, PKK orgütü /üyesi veya sempatizanı

,eski avukatın;ifade vermeye korkan” dediği meğer eski müşterisi ,gerçeklerin meydana cıkmasını önleyen ,

yalancı tanık ; AK şahsında tehditleriyle giremediği bu duruşmada alınan karara itirazımız Muğla Nobetçi Ceza

Mahkemesine,avukatımıza da verdiğimiz talimat doğrultusunda yapilmıştır.

Bizim itirazımız daha değişik konuları dile getirmiştir. Adalet Bakanlığına 9 Eylül 2010 tarihide gönderdiğimiz

şikayetlerle ilgili dava bizim yokluğumuzda, 2 Eylül 2013 davayı arkadası av. Cemal Cem Şengülé devretmek

isteyen ,eski musterişi AK hakkında defalarca şikayet ettim.İfade vermeye hazırım. AK’nin planlı olarak

avukatımızın yaptığı randevulara 2 sefer tanık ifadesi vermediği ,bize 3 yıl ortaya çıkan

2’sinin kumpası olduğu ,daha önce söylediklerini ,06/07/2012 de ,2.Keşifte tamamıyle degiştirip sanık

leyhine ifade verdiğini ,ona eski müşterisi olarak  ,sanığa verdiği açik desteğe mukafat olarak (AK nin taksici

oğlu da seyahat acentesinde memur yapıldı ) Şöförler Birliğine memur olarak yerleştirilip  ,kendisine faydalı

olup, davalarını verdiği içinTCK Madde 272 tahtında dava açılmasını kabul etmeyen avukatımız , bize avukat

arkadaşı av.Cemal C. Sengül’ü bürosunda tanışıtırıp davayı ona vermemizi teklif etmiştir. Bize çıkardığı

zorluklardan yılıp, geçmişteki problemleri tekrar yaşamamak için başka avukat tutmaya mecbur kaldık.

Son 6 ayda defalarca telefoniyen, mail ve meslektaşı olarak görüşütüğü yeni avukata bunları bildirdik!

,davayı yokluğumuzda ,kasıtlı karara götüren av.YD’den Muğla Barosuna şikayetçiyiz. Bu konuda yaşadığımız

bölge İngiliz Milletvekili Rt.Hon.Theresa Villiers aracılığıyle BK Avrupa Bakanı ve T.C. Londra Konsolosluğu

Hukuk Muşaviri aracılığıyle ,T.C.Hukuk sisteminde yargıya kesinlikle müdahale olamadıgını bildirmiştir.

Bu karar tam tersini ispatlamış, adaletsizliği 3.5 yıldır adil olamayan dosya kapatmalar bizde hayal kırıklığı

yaşatmıştır. Bizim evrak görmemizi engelleyen/bizden saklayan 2.Ceza Mahkemesi Kalem Müdürü

”Mahkemeden çok şey bekliyorsunuz ”deyebilmesi sanıktan taraf olmasının açık ifadesidir. Bu sakıncalı ve daha

önce dile 

getirdiğimiz konularda ihmalleri bizzat bu davada yasadigimizi ,T.C. hukuk sistemine sanık ve yalnız

maddiyata dayalı motivasyonla çalışan eski avukatımız YD’in de aleyhimize çaba harcayıp ,dahil olduğu       

,bizden 14/05/2013 tarihli duruşma dava evraklarını dava üst mahkemeye göderilmiştir .Meğer bu takltikle

aldıracakları kararı itiraz ve istinaflarımızla bozdurulmaması için kullanmışlardır.Muğla Yüksek

Mahkemesinden dönene kadar saklayıp,Mahkemeden de duruşma ve Rapor almamızı kasıtlı olarak itiraz

etmemizi sabote etmiş ,engellemişlerdir. Bizim yokluğumuzda 2 sanık avukatıyla yapılan mahkeme

konumuna düşürülmesi , direk müdahale edilebilmesi ,telkin/istişarelerimizin,sayın Hakim Defne Bülbül’le,

daha önce 2. Keşifte de (06/07/2012 tarihinde), 2 sefer görüşüp şikayetlerimizi sözlü/yazılı anlattığımız halde,

verilen bilgiler işiğında araştırılmadığı, bilakis aynı davayla ilgili

Marmaris 2.Sulh Ceza Mahkemesindeki davanın sanığa verilen mükafat gibi cezada (ektedir) ,kararda

göz önüne/kaale alınmadığının ispatıdır. 

Yokluğumuzda görülen bu karara aynı davayla ilgili polise /resmi makamlara açılan Marmaris 2. Sulh Ceza

vasının cezada birleşitirilmesi, sanığın delil karartmak, silahlı tehditle sahte tanık

ifadesine başvurmuş,adaleti yanıltmak için ,örgütce yandaş toplayarak örgütçe suçlar işlediği ,görüleceği

gibi masum olmadığını beyan eder ,mahkemece geleceği düşünülüp hiç hapis cezası dahi verilmeyen          

örgüt ileri geleni sanığa göre, anne,baba bizler ömür  boyu kökümüzü kurutularak mahkeme tarafından

gerçekler göz ardı edilerek ,iyi hal ve saygısına karşılık 6 ay hapislik cezasının indirIlmesine ,kalan 18 ay

Sanığın Cezasının 5 Yıl ertelenmesine, manevi değerlerimizin anne ,baba olarak insanlığımızın istismar

edilmesi bize verilen ”Ömür boyu cezamızı ağırlaştırmıştır”.

3+ yıldır ciddi sağlık sorunlarımız olduğu halde(Mayıs’ta uçakla geldiğimizde sol ayakata Derin Damar

Tromboisi oluştu) binbir zorlukla gidip , geldğimiz vijdanen de cezalandırıldığımızın ifadesidir.

T.C.Marmaris 2.Asliye Ceza Mahkemesi 2013/284 ESAS- 04/02/2014 tarihli Kararına ,sırf bizim yokluğumuzda

duruşma tarihi verilen ve bu ölüm davasının en mühim duruşmaya sanki monopolündeymiş gibi neden

katılmamız önlendi ? 6 ay önce anlaştığımız, avukatımızca temsil edilmeyen müştekiler olarak itirazımızdır.

Gereğinin yapılmasını istirham ederiz.       

Saygılarımızla,       

Müşteki baba- Ahmet Hacıahmetoğlu        

Müşteki anne -Leman Hacıahmetoğlu

13 Şubat ve 16 Şubat’ta 2014 -tekrar gönderilmiştir.

BK           

Yorum bırakın