T.C. ADALET BAKANLIĞINA

 

TC ADALET BAKANLIĞI ,ULUSLARARASI HUKUK VE DIŞ İLİŞKİLER

GENEL MÜDÜRLÜGÜNE,

KONU:12 Temmuz 2010 tarihinde trafik kazasinda 19 yasinda olen Bertan Mustafa Hajiahmetoglu -T.C. Marmaris 2.Asliye Ceza Mahk. Dosya No:2010/309

Ilgili Makama

Ben Dağyolu-Girne 1954 doğumlu ,Ahmet Mustafa Haciahmetoglu ,eşim Leman Ahmet 1957 Lefkoşa doğumlu ,KKTC Türk kökenli İngiliz vatandaşı olarak 22 yıldır ,her yaz çok sevdiğimiz Marmaris’e tatile gelmekteyiz. Bu yıl dünyamız zehir oldu ! 31 Ağustos 1991 doğumlu , 19 yaşında biricik oğlumuz Bertan Mustafa Hajiahmetoğlu’nu Marmaris’te 12.07.2010 tarihinde trafik kazasında kaybettik. Marmaris’i cok sevdigi icin Armutalan mezarligina gomduk !

Anavatanımda başıma gelenler çok acı; itirazlarıma rağmen öğle saat 12.20 ile gece 21.30 arası Marmaris İlçe Emniyet Müdürlüğünde Çarşı Karakolunda saatlerce beni alıkoydular. İfademe de; saat üçde ‘çağrıldıktan sonra’ Karakola geldiğimi yazdılar. Bu yanlıştır ! O ‘şok olmuş’, travmalı halimde buna itiraz edemedim; polisle M.D.Hastanesine ve Ozan Apart’taki eşime gittikten sonra ifademde bahsedilen saat üçü bulmuştur. Karakola Kırçiçeği Restoran Müdürü Gürbüz beyle ilk telefon açıp, gittigimizde saat öğle 12.20’ydi.!

Oğlumun eşyalarının Tutanağı ve İfadem bu kadar uzun alamazdı ?

‘ Beni neden tutuyorsunuz ? ‘diye defalarca sordum !’ Sen şikayetçisin,bekleyeceksin’ dediler. Polisin taraf olan, tutumunu anlamiş değilim! Şikayetçiyim. Kazaya giden  polisler  görevlerini ihmal etmişlerdir ! Oğlumun ölümüne sebebiyet veren kişinin adeta suçunu örtüp,  ‘delillerin yok edilmesine’ yardımcısı olmuşlardır !

Möbese veya diger kuruluşlarda kamera kaza görüntüsü ‘bulunmamıştır’

“Keşif Raporunu” dosyaya koymak yerine, ikinci sefer sivil polis kaza yerinde belge hazırlayıp, oğlumu suçlu gösterecek şekilde, plan üzerinde aracın oğluma çarptığı yeri değiştirerek söför leyhine-,ifadesine uygun şekilde- değiştirildi. Bu da Möbese’de kayıtlıydı, dolayısıyle deliller yok edilsin diye ‘Möbese çalışmıyordu ,kayıt yok’ demeye mecbur kaldılar! Bundan dolayı adalete, hukuğa inancımız sarsılmıştır !

Siyah tintli camlı (gece görmeye manidar)BMW aracın(kaporta saç kalınlığı 5mm )önü ne hale geldi ? -RESİMLER- ARAÇ – EK 4  -Aşırı süratı belli;oğluma sağ kaldırım yanında iken ona çarpmıştır!

Araç neden mahkeme gününe kadar “delil” olarak bekletilmeyip , Savcılık/Polis bu aracın tamir edilip ,kullanılmasına izin vermiştir

Aşırı sürat “Bilirkişi Raporu” ile ,resimlerde görülen araç hasarı ,şoforün ifadesine göre süratı 50-60kms ,oğlumun yaralarına lütfen bakınız -RESİMLER EK 5 -kazayı görenler ise 140kms. gibi diyorlar. Şöför alkollü ,-‘ kendi deyimiyle’ ”refleksi yavaş’ ,gerçekte fren yerine, (yolda hiç fren izi hiç bulunmadı) gaza basmış, oğlumu 40 metre sürükleyip ,parçaladıktan sonra, 20 metre de ileride ,arac önü yolkenarındaki duvara dayanmış; artık ilerlemesine imkan yokken ,çevreden görüldüğünden ,durmaya mecbur kalmıştır.

Kaza mahalli resimlenmiş;dosyada  mesafeden çekilmiş hiç resim yok! Kazalı aracı ‘Çekici’,ile  park yerine götürdükten sonra ikinci sefer resim çekilip dosyasına ‘bunlar’ konmuştur !

Oğlumun otopsi raporu ve morgdaki resimlerinde görüleceği gibi -İLİŞİKTE  –

EK- 5 kırılmadık kemiği, yaralanmadık yeri kalmamıştır ! Bu kadar acılı ölümü Allah kimseye nasib etmesin

Evladı olan herkesin vijdanına sesleniyorum; Yusuf isimli sivil polis (Cep 0505 542 8021),oğlumun definedileceği ,14 /07/10 günü  eşime telefon açarak “Bu sıkıntılar içinde mezar işleriyle uğraşmayınız, biz  hallettik” demiştir.

Oğlumuzu topraga vermenin derin acısıyle yanarken ,Allah aşkına,  yapabilecekleri oğlumuzun mezar ücretini, bize sormadan davranıp, Armutalan Belediyesine ödetmek miydi ? Ertesi gün durumu öğrenip Belediyeye mezar ücretini ödeyen ,Marmaris Çanakkale Seramik’te çalışan Ahzen beyin parasını iade ettirdim! FATURA –

ve  TUTANAK  -BELEDİYE – EK 3’dedir.

Polis oğlumun ölümüne sebebiyet veren şoförün arkadaşları veya yakın akrabası gibi

hareket ederek, haklarımızı gasb etti. Bizi adaletten mahrum etmeye yönelik tedbirler aldılar !

Başımıza gelen felaketin- Bertan 19 yaşında tek evladımızdı- bir ömur mağduriyetimiz yetmezmis gibi Anavatanımızda bu yürekler acısı durumun başımıza geldiğine inanamak dahi istemiyoruz

Kaza saat 4.10 da vukuboldu. Şoför Serkan ÇINKIR’in ifadesi dört saat sonra, avukatı Zehra Ovalı SOYDAN eşliğinde saat 7.40 da alındı. Bu şahıs alkollü olmasına rağmen kan tahlili yapılmadan adliyeye sevk edilerek serbest kaldı !

İfadesi kaza sonrası hemen alınmış olsaydı, ya da kaza sonrası alkol raporu kan değerleri ölçülmek suretiyle alınmış olsaydı, alkollü Serkan ÇINKIR mahkemece serbest kalmayacaktı ! Burda polisin görevini ihmali vardır. Söz konusu polis memurlarından aşağıdaki konularda açıklama yapmalarını istirham ederim

1- Serkan ÇINKIR’in ifadesi neden dört saat geç alınmıştır?

2- Kaza sonrası, hemen Serkan ÇINKIR’in “Alkol Testi” için kan /idrar örneği neden alınmamıştır

   3- Neden rahmetli oğlumun teslim olduğu ona soylenmiş ve tedbir alması,aldırması sağlanıp, saatler sonra alkol tesiri azalınca ,basit alkolmetre testine tabii tutulmuştur ?

4- Serkan ÇINKIR’in kaza anında yolcusu Sinan KILIÇ’ın neden şoförle ayrı ,ayrı ifadeleri alınıp,sonra şöforle kıyaslanmamış ? Şahit olarak kazalı aracın arkasında oturan iki yabancı kadının isimleri yok ,ifadeleri alınmamıştır?

   5- Polisler neden Belediye defin işlerine karışmışlar ve bu konuda sivil polis memuru Yusuf  (Cep  0505 5428 021 )eşime telefon açarak “Siz bu sıkıntılarınız içinde mezar işleriyle uğraşmayınız, biz halletik” demiştir. Meğer belediyeye mezar ucreti ödenmis.Bunu kabul etmemiz mumkun değildir .Armutalan Belediyesine ben 15/07/10 tarininda mezar ücretini ödeyip,orijinal faturayı iade ettirdim. İlişikte FATURA BELEDİYE- EK 3

6- Benim 12.07.2010 tarihli İfademe neden “Yabanci uyruklu ‘Ingiliz’ olarak göstermişlerdir. Polise KKTC Kimliğimi de gösterdim.İfademde saat 15’depolis karakolundan çağrıldım”,diye yazdılar;saat 12.20de Kırçiçeği Restoran Müdürü Gürbüz bey polise telefoniyen sorup Çarsi Polis Karakoluna kendi isteğimizle gittik. Bu polise cağrıldıktan saatler sonra gittigimi yazmanın gereği , anlamı nedir?

    7- Oğlumun cenazesi neden bizlere sorulmadan -sabah saat 7’de İzmir’e Ege Üniversitesine otopsiye gönderilmiştir ? Karakola vardiğimizda ogle saat 12.20 gibi otopsi yapılan yere telefonla ulaşıp”Bertan Mustafa Hajiahmetoğlu’nun babası karakolda”, ‘Otopsiye izni var mı ? Soralım’ demeyi neden gereksiz görmüşlerdir !

Bunun yerine ,benimle karakola giden Gürbüz beyle ,Yusuf isimli sivil polis memuru Marmaris Devlet Hastanesi’ne gittik. Sorulsa önceliğim otopsideki oğlumdu

   19 yaşında, 160m. boyunda, 62kg. ağırlığında, ‘ceylan gibi’ oğlumun ‘ ölüm nedeni ‘ kazadan dolayı olduğu belli! Kanındaki alkol oranı ölçülebilirdi ;halbuki oğlumun ‘Klasik Otopsi Raporu’ gerektiğine karar verilip, İzmir Adli Tıp Kurumu’nda

“bizden izinsiz” her organını kesip, çıkarıldılar ; vücudunu parçaladılar , organları eksik,bir torba içinde gömüldü !

Burda yapılan, ‘her organı alinip ,yerine konmayan meftanın’ Müslümanlığa aykırı gömülme tarzı, aşağılanmasıdır. Böyle algılıyoruz ! Bu durumdan şikayetçiyiz.

8- Beni Çarşı Karakolunda dokuz saat süreyle ,saat 21.30′ a kadar oyalayacaklarına ,hemen şikayetimi alıp ,Eşya Tutanağıyla serbest bırakmalıydılar ! Şikayetçiyim

9- Şahitleri ,bar/otel işletmecisi Serkan ÇINKIR ,tehditle yıldırmış , Cumhuriyet Savcısı sayın Hamza YOKUŞ la, avukatımız sayın Yüksel DÖNMEZ’in aldığı randevu, korkan şahıslar gitmediğinden dolayı değerli zamanları boşa harcanmıştır

10- Can güvenliğinden çekinen şahitler vardır. Bu gencecik oğlumun nasıl öldüğünü görenlerin adalet ve vijdan meselesidir .Bu şahısların şahit olmaları açıkca tehdit ve baskı ile engellenmiştir !

‘Suçluluk oranı soföre ağırlıklı diye, adaletsizce yönlendirme olduğu gerçektir. Bu şahitler sindirilince ,durumu takip eden diğer şahitler de korkup vijdanlarının sesini dinleyebileceklermi ?

Bu durum mahkeme gününe kadar düzeltilir ;bir can almanın bu kadar bedelsiz olmadığı,vijdanlara dokunup, mahkeme gününe insallah değişecektir !

   11- ‘Kaza Keşif Raporu’ şahitler eşliğinde,hemen kazadan sonra alındığı gibi ( daha sonra düzenlendiği gibi değil )tekrar ,kaza mahallinde çekilen resimler göz önüne alınarak yeniden tesbit edilmeli ve dosyada yalnız Serkan ÇINKIR’in ifadesine göre hazırlanan kaza planı değil, arabanın hasarı göz önüne alınarak,Bilirkişi raporu ile  tekrar tanzim edilmezse, adalet çarpıtılmış ,dava aleyhimize dönmüş olacaktır !

Bu vijdanlara sığmadığı gibi ,ne rahmetli oğlum mezarında huzur içinde yatar , ne bu haksızlıklara uğrayan bizler bu durumu hazmedebileceğiz

    Ayrica uyrugu olduğumuz İngiliz makamlarına şikayetle ,bu konularda açıklık getirilmesini isteme hakkımızı mafhuz tutuyoruz.

Gerekirse önce Yüksek Mahkemeye baş vuracağız ! Hollanda mahkemelerine de baş vurabiliriz

12-Kaza mahallini kaydeden Türban Kavşağında’ki Möbese kamerası ’15 günde silinir’ diye,avukatımız zamanınada müracaat etmiş, ancak yine gerçek meydana çıkacak diye, ‘Kayıt yapmıyordu.Çalışmazdı’ demiştirler! Bu kabul edilemez !

13- Bu davanın TC Marmarıs 2’nci Ceza Sulh Mahkemesine 22 Aralık tarihine geleceği dosyadadır. Bu tarihin öne çekilip davalı kış önü Hollanda’ya dönmeden mahkeme edilmesi mümkün değil mi ? Avukatımız bu tarihi öne alma girişimini yapmıştır

14- Oğlumuz çok başarılı , zekiydi. Southgate Kolej’inden üç dersten ‘ İFTİHAR ‘ Derecesinde not almıştı. Brunel Üniversitesine giriş imtihan sonuçlarına bakılmaksızın, şartsız, yatılı Brunel Universitesi’nde Bilgisayar Bölümüne 2010 Eylül de başlamak üzere kabul edilmişti.- ilgili mesajlar ÜNİVERSİTE EK 1 ve 2 ‘dedir

Bizleri oğlumuzdan mahrum edip ,onun hayatına mal olan ,ailece hepimizi ve çevresindekileri onun varlığından mahrum ve mağdur edenlerin ,hafif cezalalarla geçiştirip, normal yaşamlarına devam etmeleri ,adaletsizliği kabul edemiyeceğimiz gibi bir ömür ailece derin acılar çekmemize vesile olacaktır.

Bu davayi hak, hukuk çerçevesinde ,adilce cözümlenemezse ,Yüksek Mahkemeye ve  Hollanda’da (-şöförün tabası ,aracın kayıtlı olduğu ülke -) mahkemelerine kadar götürmeye kararlıyız .

Sizlerden istirhamımız bu dava konusunda yapacagınız girişimlerin, adaletin yerini bulmasında yardımcı olacağı ,girişimleriniz için şimdiden teşşekür ederiz.

Armutalan Belediyesi ihmalleri; Yaya Geçit’lerini görülecek şekilde , ‘Standard- Reflektif’ boya ile (bu yıl turist mevsimine hazırlık mahiyetinde )işaretlememiş ,

bu yolda defalarca tedbir almaları için şikayet etmemize rağmen ,aynı tehlikeli durum devam etmektedir. Armutalan Beldiyesi’nden şikayetçiyiz. Dava da açabiliriz.

Kaza Sirinyer Siteler Flamingo Otel karşısında olmuş, kaza sonrası Trafik/ Belediye hiçbir tedbir alınmamıştır! Marmaris’te olduğu gibi, Türban kavşağına kadar ortadan bariyerlerle kapatılıp , kaza önleyici tedbirler alınmalıydı !

   

     Durum İngiliz turistlere özellikle ters gelmektedir. Yayalar için çok tehlikelidir. Kaza mahallini güvenli hale getirmelidirler !Bizim gibi kac kisinin cani yanacaktir?

    Marmaris Belediyesi ‘metal bariyerlerle’ yol ortasını ayırmıs, yayaların  geçişini engellemiştir. Benzer uygulamayı Armutalan Bellediyesi yapmamıştır ! Trafik ışıkları ile araç geçisi kontrollü, Sürat Kamerası ,Möbese Kameralarıyla donatılıp ( bu kazada Möbese  ‘Çalışmaz’ ,denmiştir) işler vaziyette olmalıdır! Bölgede ‘ trafik önlemlerinin’ alınması , daha çok kaza olduktan sonra mı alınacaktır ?

  Bu konularda iyileşme olduğunu duyamak ister , saygılarımızı sunarız.

Ahmet Hacıahmetoğlu . . .. . .. . . .. .. . . .. .. .. . ..  . .. . .. . .. .. .. . .. …..

Leman  Hacıahmetoğlu   .. . .. .. .. … . .. . .. . . .. .  . .. . .. … .. .. . .. .. .. .

Tarih : 9 Eylul 2010

İLİŞİKTE   EKLER:

1- ÜNİVERSİTE

2- ÜNİVERSİTE

3- BELEDİYE  FATURA  ve  TUTANAK

4- ARAÇ RESİMLERİ

5- OĞLUMUN MORG RESİMLERİ

Yorum bırakın